Ailesine Haber Vermeden İstanbul’a Gelip Kardeşine Böbreğini Verdi

Trabzonlu iki kardeş olan Mustafa Uyar (39) ve Yaşar Uyar (40) aynı zamanda artık böbrek kardeşi oldular. Ağabey Yaşar Uyar aile bireylerine haber vermeden kardeşini alıp İstanbul’a gelerek hiç düşünmeden kardeşi için böbreğini verdi. Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yalçın Polat tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucu iki kardeş sağlıklı bir şekilde Samsun’a döndüler.

2 senedir diyaliz hastası olan Mustafa Uyar nakil sonrası sağlıklı olabilmenin mutluluğunu şu sözlerle ifade etti:

“Doya doya su içmenin keyfini yaşıyorum”

20 senedir şeker hastasıyım ve sonunda şeker hastalığım böbreklerime vurdu. Bir bardak suyu zor içer bir haldeydim. İdrara çıkamama problemlerim artıyordu. Doktora gittiğimde hastalığımı öğrendim. Ve diyaliz sürecim başladı. 2 sene boyunca haftada 2 -3 gün 4 saat diyalize girdim. Sonucunda ise çok halsiz kalıyordum. Diyaliz ile birlikte çalışmayı da bıraktım. Mobilya işi ile uğraştığım için bedenim bu tempoyu kaldıramıyordu.

“İkinci yaşamıma başlıyorum

Diyalize devam ederken anladım ki; en iyi tedavi şekli organ nakliydi. Ağabeyimle bu konuyu araştırmaya başladık. Yaşar ağabeyim hiç düşünmeden bana böbreğini verdi. Ben de onun için hiç düşünmeden bunu yapardım. Şimdi sayesinde ikinci bir hayata başlıyorum. Ona ne kadar teşekkür etsem azdır. Örneğin; önceden bir bardak suyu içemezken; şimdi ağabeyim ve Yalçın Hoca sayesinde doya doya su içmenin keyfini yaşıyorum.

Kardeşine böbreğini hiç düşünmen veren Yaşar Uyar operasyon sonrası duygularını ifade etti:

“Kardeşimin gözümün önünde erimesine izin veremezdim”

Kardeşim uzun yıllardır şeker hastasıydı. Zamanla durumu daha da kötüleşti. İş göremez hale geldi. Ev ve diyaliz merkezi arası bir yaşamı olmuştu. Diyaliz sonrası yaşadığı halsizlik ve yorgunluk hali ise beni daha çok kahrediyordu. Kardeşimin gözümün önünde erimesine vicdanım el vermedi.

“Sen de yarım kalırsın dediler umursamadım”

Kardeşimin sağlığına kavuşması için nakil ile ilgili olarak araştırmalara başladım. Anne ve Babamız zaten vefat etmişti diğer kaTrabzonlu iki kardeş olan Mustafa Uyar (39) ve Yaşar Uyar (40) aynı zamanda artık böbrek kardeşi oldular. Ağabey Yaşar Uyar aile bireylerine haber vermeden kardeşini alıp İstanbul’a gelerek hiç düşünmeden kardeşi için böbreğini verdi. Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yalçın Polat tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucu iki kardeş sağlıklı bir şekilde Samsun’a döndüler.

2 senedir diyaliz hastası olan Mustafa Uyar nakil sonrası sağlıklı olabilmenin mutluluğunu şu sözlerle ifade etti:

2 senedir diyaliz hastası olan Mustafa Uyar nakil sonrası sağlıklı olabilmenin mutluluğunu şu sözlerle ifade etti:

20 senedir şeker hastasıyım ve sonunda şeker hastalığım böbreklerime vurdu. Bir bardak suyu zor içer bir haldeydim. İdrara çıkamama problemlerim artıyordu. Doktora gittiğimde hastalığımı öğrendim. Ve diyaliz sürecim başladı. 2 sene boyunca haftada 2 -3 gün 4 saat diyalize girdim. Sonucunda ise çok halsiz kalıyordum. Diyaliz ile birlikte çalışmayı da bıraktım. Mobilya işi ile uğraştığım için bedenim bu tempoyu kaldıramıyordu.

“İkinci yaşamıma başlıyorum”

Diyalize devam ederken anladım ki; en iyi tedavi şekli organ nakliydi. Ağabeyimle bu konuyu araştırmaya başladık. Yaşar ağabeyim hiç düşünmeden bana böbreğini verdi. Ben de onun için hiç düşünmeden bunu yapardım. Şimdi sayesinde ikinci bir hayata başlıyorum. Ona ne kadar teşekkür etsem azdır. Örneğin; önceden bir bardak suyu içemezken; şimdi ağabeyim ve Yalçın Hoca sayesinde doya doya su içmenin keyfini yaşıyorum.

Kardeşine böbreğini hiç düşünmen veren Yaşar Uyar operasyon sonrası duygularını ifade etti:

“Kardeşimin gözümün önünde erimesine izin veremezdim”

Kardeşim uzun yıllardır şeker hastasıydı. Zamanla durumu daha da kötüleşti. İş göremez hale geldi. Ev ve diyaliz merkezi arası bir yaşamı olmuştu. Diyaliz sonrası yaşadığı halsizlik ve yorgunluk hali ise beni daha çok kahrediyordu. Kardeşimin gözümün önünde erimesine vicdanım el vermedi.

“Sen de yarım kalırsın dediler umursamadım”

Kardeşimin sağlığına kavuşması için nakil ile ilgili olarak araştırmalara başladım. Anne ve Babamız zaten vefat etmişti diğer kardeş ve akrabalarımıza ise söylemeden İstanbul’a geldik. Söylememe sebebimiz ise; organ naklinde benim verici olmama pek sıcak bakmamalarıydı. Mustafa’nın zaten hasta olduğunu benim de nakilden sonra yarım kalacağımı düşünüyorlardı. Açıkçası ben bunu bir an bile düşünmedim. Şu an gayet sağlıklıyım ve ayaktayım; yani yarım bir insan değilim. Samsuna dönünce işimin de başına geçeceğim. Önemli olan kardeşimin sağlığına kavuşmasıydı ve öyle oldu. Organ bağışı çok önemli bir konu. Öldükten sonra zaten bedenimiz toprağa gidecek neden bir organımız yeni bir beden de hayat bulmasın ki. Bu bizim de organlarımızı bağışlamamız için bir fırsat oldu.

Kardeş ve akrabalarımıza ise söylemeden İstanbul’a geldik. Söylememe sebebimiz ise; organ naklinde benim verici olmama pek sıcak bakmamalarıydı. Mustafa’nın zaten hasta olduğunu benim de nakilden sonra yarım kalacağımı düşünüyorlardı. Açıkçası ben bunu bir an bile düşünmedim. Şu an gayet sağlıklıyım ve ayaktayım; yani yarım bir insan değilim. Samsuna dönünce işimin de başına geçeceğim. Önemli olan kardeşimin sağlığına kavuşmasıydı ve öyle oldu. Organ bağışı çok önemli bir konu. Öldükten sonra zaten bedenimiz toprağa gidecek neden bir organımız yeni bir beden de hayat bulmasın ki. Bu bizim de organlarımızı bağışlamamız için bir fırsat oldu.

Prof. Dr. Yalçın Polat başarı ile gerçekleştirdiği böbrek nakline ilişkin bilgi verdi:

Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Verici olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Kardeşine böbreğini veren Yaşar Uyar da bunlara tabi oldu. Şekere bağlı böbrek yetmezliği olan Mustafa Uyar yapılan tetkikler sonucu kardeşinin böbreğini alabileceğini gördük. Başarıyla gerçekleşen operasyon sonucu şimdi ikisi de gayet sağlıklı durumdalar.

“Yarım insan olma diye bir durum yok”

Organ nakli yapılmadan önce her iki böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir. Bunun için böbreğimin tekini verirsem yarım insan olurum gibi bir düşünceyi yanlış buluyorum.

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.