Diyaliz Geçici Böbrek Nakli Kesin Çözümdür

Kronik böbrek yetmezliği kişisel olarak insan hayatı için son derece zor bir yaşam şeklidir. Haftada üç gün 4 -5 saat diyaliz makinesine bağlı kalınması, istenilen her aktivasyonun gerçekleştirilememesi, hastanın dilediği gibi su içip, istediği şekilde beslenememesi ve diyalizin olumsuz etkileri hastanın yaşam kalitesini oldukça düşürüyor. Ancak başarılı bir organ nakli ve hastanın da nakil sonrası yaşam konusunda bilinçlendirilmesi sonrası kişi sosyal yaşamına kaldığı yerden devam edebiliyor.

Nakil sonrası böbrek fonksiyonları normale döner

Bir diyaliz hastasının sağlıklı ve daha uzun bir hayat sürmesi için böbrek nakline ihtiyacı vardır. Böbrek nakli canlı vericiden (yakın ve uzak akraba, eş) kadavradan olmak üzere iki kaynaktan yapılabilmektedir. Transplantasyon sonrası böbrek fonksiyonlarının yerine gelmesi nedeniyle hastalar gerek sağlık, gerekse sosyal açıdan yeni bir döneme başlar.

Diyaliz geçici bir çözümdür

Diyaliz, böbrek yetmezlikli hastalar için geçici bir tedavi şekli iken, bu hastalar için nihai iyileşme, böbrek nakliyle sağlanabilir. Hastalar diyaliz ile böbrek yetmezliğinin diğer sistem ve organlara olan olumsuz etkilerinden kurtulamazlar. Nakil şansı olan bir kişiyi diyalizde bekletmek doğru bir yaklaşım değildir. Son dönem böbrek yetmezliğinin en iyi tedavisi böbrek naklidir.

Böbrek yetmezliğine sebep olan dört ana neden

Son araştırmalara göre ülkemizde böbrek yetmezliğine sebep olan etkenleri sınıflandırdığımızda en başta diyabet (şeker) hastalığı gelmektedir. Böbrek yetmezliğine sebep olan ikinci en önemli neden ise kontrol edilemeyen ya da tedavi edilmeyen tansiyon yüksekliği; yani hipertansiyondur. Bunun dışında böbreğin primer bizim engel olamadığımız hastalıkları olması da buna tıp dilinde “glomerülopati” denilmektedir. Bunlar da böbrek yetersizliğini ortaya çıkarabilmektedir. Bunların dışında böbrek yetmezliğinin diğer nedenleri arasında enfeksiyonlar, doğuştan polikistik böbrek hastalıkları, idrarın geri kaçması (reflü) ve yanlış ilaç kullanımı sayılabilir.

Nakil ne zaman söz konusu olur?

Böbrek yetmezliğinin üç tedavi biçimi vardır. Bunlara “renal replasman” tedavileri denilmektedir. Hemodiyaliz, periton diyalizi ya da böbrek naklidir. Tedavi de başlıca amaç, hastaların hayat süresinin uzatılması yanında aynı zamanda hayat standardının da en iyi düzeyde tutulmasıdır. Kişi son dönem böbrek yetersizliğine girmiş ise böbrek nakline karar verilir. Hastanın nakil için mutlaka diyalize giriyor olması gerekmez. Diyaliz aşamasına gelmiş olmak yeterlidir(preemptif).

Nakil sonrası vericinin böbrek yetmezliği gelişme riski artmaz

Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir. Ayrıca verici olmasından sonra böbrek yetmezliği gelişme riskinin artması gibi bir durum söz konusu değildir. Normal bir insanda olduğu kadar bu risk verici olan kişilerde de mevcuttur. Bunun verici olma ile bir bağlantısı yoktur.

Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur mu?

Kronik böbrek yetmezliği olan her hasta böbrek nakli olamaz. İleri derece kalp ve solunum yetmezliği aktif enfeksiyon varlığı, hastaların organ nakli olmasına izin vermeyebilir.

12.05.2015

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.