Karaciğer Nakli Mezuniyet Sonrası Eğitim Kursu

Hepatit B ve C, karaciğer tümörü ve yetmezliğinde en önemli etkenlerdendir. Ülkemizde 2013 yılı verilerine göre; 2047 karaciğer hastası organ nakli olmak için beklemektedir. Birçok hasta ise bu bekleyiş sırasında hayatını kaybetmektedir.

Karaciğer hastalıkları ve karaciğer nakline dikkat çekmek amacıyla Türkiye’nin önde gelen Cerrah, Hepatolog ve Gastroenterologları 24 Mayıs 2014 Cumartesi The Ritz Carlton Hotel’de yapılan Karaciğer Nakli Mezuniyet Sonrası Eğitim Kursu’nda bir araya geldi. Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği tarafından bu yıl ilki düzenlenen eğitim kursunda Türkiye’de organ bağışı ve sonuçları, karaciğer yetmezliğinin sebepleri, canlıdan ve kadavradan karaciğer nakilleri hakkında bilgiler verildi.

Dünya genelinde yaklaşık olarak 160 milyon kişide kronik Hepatit C hastalığı olduğunu belirten Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Yalçın Polat Türkiye’de karaciğer naklinin durumu hakkında bilgiler verdi.

Türkiye’de en çok Hepatit B’ye bağlı karaciğer yetmezliği görülüyor

Ülkemizde de en çok Hepatit B’ye bağlı olarak gelişen karaciğer yetmezliği görülmektedir. Hepatit B’li hastaların %15’inde ileri evrelerde mutlaka tümör ya da yetmezlik olabilmektedir. Dünyadaki hepatit C olgularına ise; neredeyse her yıl 3-4 milyon yeni olgu eklenmektedir. Yılda 350 binden fazla kişi Hepatit C'nin sebebi ile hayatını kaybedebilmektedir.

Hepatit B’den korunmak için aşılanmak gerekir

Karaciğer tümörleri genel olarak halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, sarılık gibi durumlar ile ortaya çıkabilmektedir. Kendini iyi hissetmeyen, halsiz, kilo kaybı ve sarılığı olan bir hastada karaciğer ya da safra ile ilgili problemlerin varlığı araştırılmalıdır. Genellikle halsizlik yapan bir hastalıktır. Hepatit B ve C gibi hastalıkların aktif ya da kronik dönemlerinin olmasına bağlı olarak semptomlar ve şikayetler değişebilmektedir. Hepatit B’den korunmak için Hepatit B aşısı mutlaka yaptırılmalıdır.

Karaciğer naklinde zamanlama önemlidir

Hasta karaciğer yetmezliğinin son evresinde ise (Child C) karaciğer kesinlikle gereklidir. Hastanın tahlillerine göre belirlenen “MELD” skoru da nakil kararının verilmesini sağlar. Eğer; MELD skoru 15’in üzerindeyse hastaya karaciğer nakli gerektiğine karar verilmektedir. Ayrıca hastanın dekonpanse karaciğer yetmezliği varsa ve artık bu karaciğer yetmezliği kişinin bir takım sistematik bulgularına sebep oluyorsa karaciğer nakli gerekmektedir. Bu bulgular yemek borusunun etrafında varislerin oluşması, dalağın büyümesi ve karnında asit birikmesi gibi durumlar olabilmektedir.

Karaciğer yetmezliğinin en etkin tedavisi nakildir

Karaciğer yetmezliğinin son evresinde olan hastalar için nakil sayesinde uzun ve kaliteli bir yaşam sağlanır. Karaciğer, vücuttaki diğer bütün organlardan farklı olarak tekrar yenilenme ve büyüme özelliğine sahip olduğu için canlı vericiden karaciğer naklini mümkün kılmaktadır. Örneğin; tümör olgularında yapılan operasyonlar sonucu karaciğerin %70’i çıkarılmakta, kalan %30’luk kısım ise yaklaşık 2 ay gibi bir sürede kendini tamamlayıp eski boyutuna ulaşmaktadır. Bu gerçekleştirdiğimiz nakillerde hem alıcı hem de verici için geçerlidir. Alıcıdan verilen karaciğer ve vericiden alınan karaciğer bir süre sonra eski boyutuna ulaşmaktadır.

Fotoğraf Galerisi

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.