Mantar zehirledi eşi hayatını kurtardı

Ormanlık alandan topladıkları mantarı yiyerek zehirlenen 2 arkadaştan biri olan 23 yaşındaki Adnan Kahveci karaciğer yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. Karaciğeri iflas ettiği için ölümle burun buruna kalan 42 yaşındaki Doğan Yendekoğlu’nun hayatını ise 16 yıllık eşi Gülbahar Yendekoğlu karaciğerini vererek kurtardı.

ORMANLIK ALANDAN TOPLADILAR

İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak için inşaatı devam eden Melen projesinin Ömerli kısmında çalışan Doğan Yendeklioğlu ile Adnan Kahveci 18 Ekim’de ormanlık alandan mantar topladı. Yaktıkları ateşte topladıkları mantarları pişirip yiyen iki arkadaş akşam saatlerinde fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Mantardan zehirlendikleri tespit edilen iki arkadaş hemen çok kapsamlı Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Durumları kötüye giden iki arkadaşın yedikleri mantar nedeniyle karaciğerlerinin etkilendiği belirlendi.

NIŞANLISIYLA DÜĞÜN HAZIRLIĞI YAPIYORDU

Ormandan bilinçsizce topladıkları mantarı yiyerek zehirlenen ve karaciğerleri iflas eden iki arkadaşın durumlarının sürekli kötüye gittiğini gören doktorları tek kurtuluşlarının karaciğer nakli olduğunu söylediler. Askerden yeni dönen ve nişanlısı ile birlikte düğün hazırlıkları yapan 23 yaşındaki Adnan Kahveci’nin yakınları karaciğerlerini verebilmek için tetkik yaptırmaya başladı. Ancak hiçbirinin dokusu uygun görülmedi. Canlı vericiden uygun karaciğer bulunamayınca Adnan Kahveci için Sağlık Bakanlığı’na kadavradan karaciğer başvurusu yapıldı. Fazla mantar yediği için karaciğeri tamamen iflas eden Kahveci, kadavra karaciğer beklenirken hayatını kaybetti.

16 YILLIK EŞİ HAYATINI KURTARDI

Tek kurtuluşunun karaciğer nakli olduğu belirtilen Doğan Yendekoğlu’nun 16 yıllık eşi Gülbahar Yendekoğlu, hemen gönüllü verici oldu. İstanbul Ataşehir Memorial Hastanesi’ne sevk edilen Doğan Yendekoğlu’na karaciğer nakli yapılması için çalışmalar başladı. Yapılan tetkiklerde gönüllü verici olan eşi Gülbahar Yendekoğlu’nun dokularının uygun olduğu belirlendi. Mantar zehirlenmesi nedeniyle karaciğeri tamamen iflas eden Doğan Yendekoğlu ve eşi Gülbahar Yendekoğlu 27 Ekim’de Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli ve Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Yaklaşık 10 saat süren başarılı ameliyat ile üç çocuğunun annesi Gülbahar Yendekoğlu’ndan alınan karaciğer Doğan Yendekoğlu’na takıldı.

ARKADAŞLARIMIZIN HEPSİ ZEHİRLENEBİLİRDİ

Ormanlık alanda çok fazla mantar topladıklarını belirten Yendekoğlu “Yağmurların artması ile ormanlık alanda çok fazla çıkan mantarları bilinçsizce topladık. Ateş yakarak bir kısmını kendimiz yedik. Bir poşetten fazla mantarı da inşaata götürerek arkadaşlarımıza verecektik. Ancak o sırada saha sorumlumuz yanımıza geldi. Mantarları görür görmez zehirli olduğunu söyledi. O mantarları döktük ama bize bir şey olmayacağını düşünerek kendimizin yediğini söylemedik. Saha sorumlumuzun mantar konusunda bilinçli olması tüm inşaat çalışanlarını kurtardı. Bundan sonra ormandan toplanan mantarı da kültür mantarını da asla yemem evimize sokmam” dedi.

HERGÜN ELİNİ ÖPECEĞİM

Yağmurların artması ile ormanlık alanlarda çıkan mantarı bilinçsizce toplayıp yediklerini bu nedenle bir arkadaşını kaybettiğini kendisinin hayatını da eşinin kurtardığını belirten Doğan Yendekoğlu “16 yıllık eşim 3 değerli çocuğumuzu doğurdu. Senelerdir çocuklarımızın benim ve evimizin kahrını çekiyordu. Şimdi de kendi hayatını ortaya koyarak benim hayatımı kurtarmak için karaciğerini bana verdi. 16 yıldır kahrımızı çeken hayat arkadaşıma minnettardım şimdi ise bana annem gibi yeniden hayat verdiği için bir kere daha minnettar kaldım. Bana annemden sonra ikinci kez hayat veren eşimin her gün elini öpeceğim” dedi.

MANTARIN ÖLDÜRDÜĞÜNÜ YENİ ÖĞRENDİK

Eşinin zehirlenerek hastaneye kaldırıldığı bilgisini alır almaz Sakarya’da çocuklarını yakınlarına bırakıp İstanbul’a geldiğini belirten Gülbahar Yendekoğlu “Bir yaşındaki oğlumu ve diğer çocuklarımı yakınlarıma bırakarak gece saat 3’de İstanbul’a geldim. Eşimin mantar yiyerek zehirlendiğini söylediler. Midesinin yıkanarak tedavi edileceğini düşünüyordum. Ancak bir arkadaşının ölüğünü kendisinin de durumunun her dakika kötüye gittiğini görünce çok korkmaya başladım. Doktorlar mantar zehirlenmesinin eşimde karaciğer yetmezliğine neden olduğunu ve nakilden başka çare olmadığını söylediler. Ben de hiç düşünmeden çocuklarımın babasına karaciğerimi verdim. Bundan sonra asla mantar tüketmeyeceğiz. Tüketenlerin de bilinçli davranmasını tavsiye ediyorum” dedi.

BİR MANTAR BİLE ÖLDÜRÜR

Mantar zehirlenmesi nedeniyle karaciğer yetmezliği çeken Doğan Yendekoğlu’na eşinin karaciğerini başarılı bir ameliyat ile nakleden ekibin başında bulunan Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli ve Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, bilinçsiz tüketilen mantarın her insanı karaciğer yetmezliğine götüreceğini belirterek “Bahar aylarında yağmurların artması ile ormanlık alanlarda bol bol mantar yetişir. Mantar konusunda hiçbir bilgisi olmayan insanlar topladıkları mantarları yiyerek zehirlenebilirler. Bilinçsizce tüketilen tek bir mantar bile akut karaciğer yetmezliğine neden olarak ölüme götürebilir. Mantar yedikten sonra karın ağrısı, ishal, kusma yaşıyorsanız hemen bir hastaneye başvurulmalı. Bilinç kaybı yaşanmasına da neden olan mantar zehirlenmesinde tek kurtuluş yeni bir karaciğer takılmasıdır. Doğan Yendekoğlu bizim hastaneye getirildiğinde karaciğeri tamamen çalışmaz duruma gelmişti. Hemen eşinin karaciğerini kendisine naklettik. Başarılı bir ameliyat yapıldı. Kimsenin bilinçsizce mantar tüketmemesi gerekiyor” dedi.

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.