Mısırlı Profesör Türkiye’de yaşama tutundu

Mısır’ın önemli üniversite hastanelerinden biri olan Benha Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mahmaoud Fawzy Atta Aly, Türkiye’de geçirdiği başarılı karaciğer nakliyle yaşama yeniden tutundu. Prof. Dr. Aly, 10 yıldır mücadele ettiği karaciğer yetmezliği için 13 akrabasını Türkiye’ye getirdi. Yapılan tetkiklerde kendisi gibi sağlıkçı olan kardeşinin oğlu erkek hemşire Ahmed Ashraf Rızk Zarif’in dokuları uygun bulundu. Mısır’ın tanınmış hekimi olan Prof. Dr. Aly’ye Türk meslektaşı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat, başarılı bir ameliyatla karaciğer nakli yaptı.

İlaç tedavisi sonuç vermedi

2004 yılında yaşadığı şikayetler üzerine test yaptıran Mısırlı Prof. Dr. Mahmaoud’e, Hepatit C teşhisi konuldu. Uzun süre ilaç tedavisi alan Prof. Dr. Mahmaoud, hastalığı bir türlü yenemedi. Yoğun çalışma temposu ve yetersiz kalan ilaç tedavisi sonucu Hepatit C, karaciğerde önemli sorunlara neden oldu.

Son aşamadaydı

Her geçen gün ilerleyerek karaciğerini çalışmaz hale kadar getiren Hepatit C, Prof. Dr. Mahmaoud’un yaşamını da olumsuz etkilemeye başladı. Mısır’daki hastanelerin yetersiz imkanlarında tedavi olmaya çalışan Mahmaoud, her geçen gün durumu kötüleşince internet sayesinde organ nakli yapılan ülkeleri ve doktorları araştırmaya başladı. Karnındaki şişlik her geçen gün artan Prof. Dr. Mahmaoud, Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrahi ve Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kamil Yalçın Polat’ın bilgilerine ulaştı. Hemen randevu alarak İstanbul’a gelen Mahmaoud, meslektaşı Prof. Dr. Polat tarafından muayene edildi. Türkiye’de karaciğer yetmezliği çeken birçok hastaya yaptığı başarılı nakillerle yeniden sağlığına kavuşturan Prof. Dr. Polat, Mısırlı meslektaşı Prof. Dr. Mahmaoud’a karaciğer yetmezliğinin son aşamasına geldiğini ve tek çarenin karaciğer nakli olduğunu belirtti.

12 Kilo asit boşaltıldı

Karaciğer yetmezliğinin son aşamasında olduğu için acil nakil yapılması gereken Prof. Dr. Mahmaoud ve gönüllü karaciğer vericisi erkek hemşire yeğeni Ahmed, Memorial Ataşehir Hastanesi Genel Cerrah ve Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yalçın Polat ve ekibi tarafından geçtiğimiz hafta karaciğer nakli için ameliyata alındı. Önce Karaciğer yetmezliği nedeniyle karnında biriken tam 12 kilo asit boşaltıldı. Daha sonra ise başarılı bir şekilde vericiden alınan karaciğer yine başarılı bir ameliyat ile Prof. Dr. Mahmaoud’a nakledildi. 8 saatlik bir ameliyattan sonra yeni ve sağlıklı karaciğerine kavuşan Mısırlı Prof.Dr. Mahmaoud, taburcu edileceği günü bekliyor.

Karaciğer veren de sağlıkçı

Ülkesindeki yetersiz şartlar nedeniyle bir türlü tedavi yaptıramadığı için uzun zamandır karaciğer sorunu yaşayan Mısırlı Prof. Dr. Mahmaoud Fawzy Atta Aly, hemen ülkesindeki yakınlarına haber göndererek kendisi için uygun bir karaciğer vericisi bulunmasını istedi. Akrabaları arasında çok sevilen Mahmuoud, için Mısır’da yaşayan tam 13 akrabası gönüllü olarak kendisine karaciğer verebileceklerini belirttiler. İlk uçakla hemen İstanbul’a gelen gönüllü vericilere yapılan tetkiklerde yine bir sağlıkçı olan kardeşinin oğlu erkek hemşire Ahmed Ashraf Rızk Zarif’in dokuları uygun çıktı.

Başarılı nakiller beni çok etkiledi

Hastalığını seneler önce bilmesine rağmen ülkesindeki yetersizler nedeniyle tedavi ya da nakil yaptıramadığını belirten Prof. Dr. Mahmaoud, “Mısır’da son senelerde organ nakli yapan birkaç hastane açıldı. Ancak o hastanelerin doktorlarının çoğu yabancı olduğu için ve yüksek fiyatlara hasta kabul ediyorlar. Hem başarılı operasyonlar yaptığı. hem de nakil konusunda adı yurt dışında çok duyulan meslektaşım Kamil Yalçın Polat’ı tercih ettim. İnternette meslektaşım Prof. Dr. Yalçın Polat’ın başarılarını görünce hemen kendimi onun başarılı ellerine bıraktım. Nakil operasyonu üzerinden birkaç gün geçmesine rağmen şimdi çok iyiyim. Ülkemdeki tüm hastaları buraya göndermek için elimden geleni yapacağım” dedi.

Sihirli bir değnek

Mısırlı meslektaşına başarılı bir karaciğer nakli yapan Prof. Dr. Yalçın Polat, “Mahmaoud hastanemize muayene için geldiğinde karaciğer yetmezliğinin son aşamasındaydı. Günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyordu. Hemen nakil yapılmasını gerekiyordu. Yine bizim gibi bir sağlıkçı vericisinden aldığımız karaciğeri başarılı bir şekilde nakil yaptık. Karaciğer nakli ölümle burun buruna kalan hastalara bir sihirli değnek değdirerek iyi yapmaktır. Onları yeniden normal yaşama döndürmesi bizleri çok mutlu ediyor. Bir meslektaşıma yaptığım nakil beni ayrıca mutlu etti. Çünkü başarılı bir karaciğer nakli ile iyi olan Prof. Dr. Muhmaoud’da kendi hastaları için güzel şeyler yapacak” diye konuştu.

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.