Nakilden Sonra 17 Torunumu da Doyasıya Sevebileceğim

Mardin’de yaşayan 65 yaşındaki Horiye Tice’ bel ağrısı şikayeti ile doktora gittiğinde böbrek yetmezliği olduğu anlaşıldı. 10 ay boyunca haftada 3 gün diyalize giren Tice’ye doktorları böbrek yetmezliğinin en etkili tedavisinin böbrek nakli olduğunu ve acilen böbrek nakli olması gerektiğini söyledi. 9 kardeşi, 10 çocuğu ve 17 torunu olan Horiye Tice, hiçbir yakınına kıyamayacağını düşünerek diyalize girmeye devam etti. Kendisinden 4 yaş küçük olan 61 yaşındaki kardeşi Mehmet Halim Bengül ona böbreğini vermek için ısrar ediyordu; ama o her seferinde geri çeviriyordu. Mardin’in Mazıdağı ilçesinde oturan Horiye Tice, haftada 3 kez 1, 5 saat yol giderek girdiği 4 saatlik diyaliz maratonuna daha fazla dayanamayarak kardeşinin teklifini kabul etti. Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Merkez Başkanı Prof. Dr. Yalçın Polat tarafından gerçekleştirilen operasyonun ardından sağlığına kavuştu.

Horiye Tice, naklin ardından yaşadığı mutluluğu şu sözlerle ifade etti:

“Küçükken hep kavga ettiğim kardeşim şimdi hayatımı kurtardı”

“Kardeşim Mehmet ile sürekli kavga ederdik ve ben ondan dayak yerdim, şimdi bana vefa borcunu böbreğini vererek ödedi. Başta kendim için değil ama onun için çok endişelenmiştim. Onun da 2 çocuğu var, evlatları babasız kalabilir diye çok korktum. Ameliyata girerken tek düşündüğüm kardeşimin canıydı. Ama çok başarılı bir ameliyat dönemi geçirdik ve benim de bütün korkularım sona erdi. Ben de olsam kardeşim için hiç düşünmeden aynı şeyi yapardım.”“Diyaliz nedeni ile yaşadığım bitkinlik torunlarımı sevmeme engeldi”

Tice, diyaliz sürecinin tüm yaşamını olumsuz etkilediğini belirterek, “10 çocuğum ve 17 torunum var. Diyalize girdiğim dönemde kendimi sürekli halsiz ve mutsuz hissediyordum. En büyük üzüntüm torunlarımı doya doya sevememekti. Şimdi iyileşip Mardin’e döndükten sonra ilk işim hepsini yanıma toplayıp onları ayrı ayrı sevmek olacak.” diye konuştu.

“ Nakilden sonra kısa sürede ayağa kalktım”

Ablasına böbreğini veren Mehmet Halim Bengül ise; “Ablam diyalize girdiği zamanlarda hepimiz onun için çok üzülüyorduk. Böbrek nakli olması gerektiğini duyduğumda hiç düşünmeden böbreğimi vermek istedim. Ailemin sağlığı benim için her şeyden değerli. Ablam, başta benim ayağımda sakatlık olduğu için bana zarar gelmesini istemedi; ama onun hayatı söz konusu olduğu için bunun beni daha çok mutlu edeceğini söyledim. Şu anda ikimizin de sağlık durumu çok iyi. Bir insanın hayatını kurtarmak demek, bütün insanlığa iyilik yapmış olmak demek. Bu nedenle değerli doktorlarımıza ve Memorial’a çok teşekkür ediyorum” diyerek duygularını ifade etti.

Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. Yalçın Polat, Horiye Tice’ye yapılan böbrek nakli hakkında bilgi verdi

9 aydır diyalize giren Horiye Tice 2 yıldır tansiyon problemi nedeniyle ilaç kullanmaktaydı. Böbrek yetmezliği olduğunu öğrendikten sonra haftada 3 gün 5 saat diyalize girmeye başlamıştı. Bize vericisi; yani kardeşi Mehmet Bey ile başvurdular. Kardeşinden aldığı böbrek ile şu anda Horiye Hanım’ın tüm böbrek fonksiyonları normale döndü. Yine verici olan kardeşi Mehmet Bey’in de böbrek fonksiyonları normal. Artık Horiye Hanım diyalize girmekten kurtulduğu için daha rahat bir sosyal hayatı kavuşacak.

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.