Organ Nakli Hakkında En Çok Merak Edilenler

Ülkemizde 2013 yılı verilerine göre; 20.830 böbrek, 2047 karaciğer, 235 pankreas, 393 kalp ve 39 akciğer hastası organ nakli için bekliyor. Organ bağışının istenilen düzeyde olmaması nedeniyle kimileri bu bekleyiş sırasında hayatını kaybediyor, kimileri ise organ bulunamadığı için yakınlarından alınan organlar ile sağlığına kavuşuyor.

1. Organ bağışında bulunmak için nereye başvurulmalıdır?

Organ bağışı yapmak için bağışı yapan bireyin, kamu ve özel hastanelerinin “Organ Nakil Koordinatörlüğü”ne başvurması yeterlidir. Organ bağışı sonrası kişinin bilgilerini içeren “Doku ve Organ Bağış Belgesi” kartı hazırlanmaktadır. Bu kartı yanında taşımasını önerilmektedir; ancak ailesini de bu konuda mutlaka bilgilendirmelidir.

2. Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir mi?

Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin ölümünün gerçekleşmiş olması gerekir. Bu karar da uzman hekimler tarafından verilmektedir.

3. Böbrek yetmezliğinin tek tedavisi nakil midir?

Böbrek yetmezliğinin hemodiyaliz, periton diyaliz ve böbrek nakli ile 3 şekilde tedavisi bulunmaktadır. Ancak en iyi tedavi biçimi “Böbrek nakli”dir. Eğer bir kişin böbrek nakli şansı var ise bir an önce nakil olması en doğrusudur. Nakil ile tedavi, kişiye iş ve sosyal yaşantısından kopmayacağı, sağlıklı bir yaşamı sunmaktadır.

4. Canlı vericiden karaciğer, uygun görülen parça alınarak mı yapılır?

Canlı vericili nakillerde, vericinin sağlığına hiçbir zaman olumsuz bir etki olmaması amaçlanmaktadır. Karaciğer nakillerinde de vericinin tüm karaciğeri alınmamaktadır. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir.

5. Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir mi?

Organ nakli için teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması ve organ nakli merkezinin sorumlusunun bu konuda yeterli olması gereklidir.

6. Bir kişiye aynı anda hem böbrek hem karaciğer nakli yapılabilir mi?

Uygun görülen hastalara aynı anda hem böbrek hem karaciğer nakilleri yapılabilir.

7. Nakilden sonra kişi iş gücüne geri dönebilir mi?

Nakil sonrası doktorunun belirleyeceği istirahatten sonra (yaklaşık 2 ay sonra) kişi iş yaşamına geri dönebilmektedir. Yaptığı işin zorluğuna göre bu süre belirlenmekte gerekirse bu istirahat süresi artabilmektedir.

8. Nakil sonrası hastalar hayatları boyunca ilaç kullanırlar mı?

Nakil sonrası dönem, nakil kadar önemlidir. Nakil olan kişilerin sağlıklarını korumak için nakil sonrası dönemde kullanması gereken bazı ilaçlar vardır. Bunlar organ reddini önlemek amacı ile kullanacağı ilaçlardır.

9. Nakil olan bir kadın hamile kalabilir mi?

Böbrek ve karaciğer nakli olan bir kadının hamile kalmasında bir sakınca yoktur. Ancak bu kararı, kendisini takip eden doktoru ile karar vermelidir. Bu süre ortalama nakilden 2 yıl sonra olabilmektedir.

10. Organ nakli kararı verilmiş her birey kadavra listesine kayıt olabilir mi?

Tetkikler sonucu eğer hastanın böbrek ya da karaciğer nakline ihtiyacı olduğuna karar verilmiş ise kadavra listesine yazılabilmektedir.

11. 18 yaş altı beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin organı, nakil için kullanılabilir mi?

18 yaş altı olan ve beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin organları yakınlarının onayı alındıktan sonra nakil için kullanılabilmektedir.

12. Psikiyatrik hastalıklar ve obezite nakil için engel oluşturabilir mi?

Nakil olacak her hasta psikiyatri muayenesi olmakta ve bu muayene sonuçlarına göre nakil kararı verilmektedir. Obez hastalara organ nakli yapılabilmektedir; ancak canlı donör olabilmeleri için vücut kitle yağ oranının (BMI), 30’un altında olması gerekmektedir. Karaciğer yağlanması olan kişiler ise; karaciğer nakli için canlı verici olamamaktadırlar.

13. Hasta bir kişiye canlıdan nakil için kimler organ bağışında bulunabilir?

Sağlık Bakanlığı’nın yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilmektedir. Akraba dışı nakillerde ise; Etik Kurul kararı ile verici olunabilmektedir.

14. Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır mı?

Organ nakli son derece önemli bir tedavi şeklidir. Gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli bir şekilde gerçekleşebilmektedir.

12.05.2015

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.