Yabancı Hastalar Nakil Olmaya Cerrahlar Eğitim Almaya Geliyor

Türkiye’de binlerce hasta organ bekliyor. Ancak kadavra organ bağışındaki yetersizlik bekleme listesindeki hastaların sayısını artırıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre; 22.000 böbrek, 2.200 karaciğer, 550 kalp, 250 pankreas, 40 akciğer, 5 kalp kapağı, 1 ince bağırsak hastası kadavradan nakil olmak için beklemektedir. Türkiye’de yılda ortalama 3500-4000 organ nakli yapılmaktadır. Bu nakiller sırası ile en çok böbrek, karaciğer ve kalp naklidir. Türkiye’de organ nakli daha çok canlı vericili nakiller şeklinde yapılmaktadır; çünkü organ bağışının yeterli düzeyde olmaması sebebi ile kadavradan yapılan nakiller istenilen rakamların çok altındadır. Buna rağmen Türkiye’de yapılan nakillerin başarı oranları oldukça yüksektir.



Organ nakli başarımız dünya ortalamasının üzerinde

Organ nakli, organlar işlevini yitirdiğinde bir an önce uygulanması gereken önemli bir tedavi şeklidir. Özellikle son 10 yıldır Türkiye’de de önemli gelişmeler sağlanmıştır. Artık organ nakli rutin ameliyatlar arasında görülmeye başlanmıştır. Türkiye de organ nakil ameliyatları yüksek başarı oranları ile yapılabilmektedir. Hatta Dünya standartlarının bile üzerine çıkabilmektedir. Bu ameliyatlar ne kadar çok yapılır ve insanların hayatı kurtulabilirse iyi sonuçlar ve deneyim de giderek artmaktadır. Bu sebeple başarı grafiği de günden güne yükselmektedir. Hastanelerimizin alt yapı kalitesinin ve deneyimli hekimlerin artması ile artık hastalar tedavi olmak için yurtdışına gitmemektedir. Tam aksine yurtdışından ülkemize tedavi olmak için yabancı hastalar gelmektedir Buna ek olarak dünyanın pek çok ülkesinden organ nakli cerrahları bu konuda eğitim almak için Türkiye’yi tercih etmektedir.

Yasadışı organ nakillerine geçit verilmiyor

Sağlık Bakanlığı’nın sıkı denetim programları sayesinde organ nakli konusunda olabilecek yanlış uygulamalar engellenmektedir. Herhangi bir hastaya ruhsatı olmayan bir hastanede kısacası legal olmayan bir yol ile nakil yapılması söz konusu değildir; çünkü organ nakli yapacak hastaneler ruhsatlandırılmaktadır. Organ nakli için teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması ve organ nakli merkezinin sorumlusunun bu konuda yeterli olması istenmektedir. Nakil olacak kişiler de Sağlık Bakanlığı tarafından T.C. kimlik numaraları üzerinden takip edilmekte ve sonuçlar birebir izlenmektedir. Dolayısıyla yasadışı bir ameliyatın yapılması söz konusu değildir.

Nakil olan hastaları sanıldığının aksine zor günler değil sağlıklı bir hayat bekliyor

Nakil olan kişiler en çok nakledilen organın çalışmamasından, organ reddinden ve organ naklinden sonra normal hayatlarına devam edip edemeyeceklerinden endişe etmektedirler. Hastalarımız bilmelidirler ki merkezlerimiz her türlü sorunun üstesinden gelebilecek deneyim ve altyapıya sahiptirler. Böbrek nakli için düşünülürse haftada 3-4 gün 4-5 saat diyalize bağlı kısıtlı bir yaşamları varken nakil sonrası tamamen normal hayata dönmektedirler Bunun için organ nakli çok önemlidir. Karaciğer yetmezliğinde ise böbrek yetmezliğindeki gibi bir diyaliz şansı bile yoktur. Karaciğer yetmezliğinde hastalar ölümle yaşam arasında gidip gelmektedirler. Dolayısıyla karaciğer nakli olmuş bir kişi yaşama yeniden ve daha sıkı tutunmaktadır.

Ameliyat sonrası süreçte kontrollerin bırakılmaması gerekiyor

Nakil sonrası dönem, nakil kadar önemlidir. Bir nakil hastası için ilk 1 yıl oldukça önemlidir. Ameliyat sonrası dönemde dikkat edilmesi gereken bazı durumlar vardır. Hastalar naklin gerçekleştiği merkez ile bağlantılarını asla kesmemelidir. Hastaların dikkat edeceği en önemli konulardan biri de doktorlarının belirttiği ilaçlarının kullanımına dikkat etmeleridir. Nakil sonrası doktorunun belirleyeceği istirahatten sonra (yaklaşık 2 ay sonra) kişi iş yaşamına geri dönebilmektedir.

Ailenizle organ bağışı hakkında konuşun

Organ bağışı konusunda toplumun en küçük yaştaki bireyinden en büyüğüne bilinçlendirilmesi çok önemlidir. Bu nedenle özellikle aile arasında organ yetmezliğinin riskleri, organ bağışının önemi gibi konular gündeme getirilmelidir. Ancak bu sayede organ ihtiyacı olan kişiler için doğru karar verilebilir ve yeniden hayata dönmeleri sağlanabilir.

12.05.2015

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.