Yıllarca Bitkilerde Şifa Aradı Karaciğer Nakli ile Sağlığına Kavuştu

17 yıldır Hepatit B hastası olan 64 yaşındaki Abdülkadir Şen, hastalığını yenme umudu ile yıllarca bitkisel karışımlar ve hayvansal gıdalar kullandı. Bu süre içerisinde Hepatit B kaynaklı halsizlik ve yorgunluğunu şeker hastalığına bağlayan Şen, bir gece mide kanaması geçirdiğini sanarak hastaneye kaldırıldı. Karaciğer yetmezliğinin son evresinde olduğunu öğrenen Abdülkadir Şen, Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Yalçın Polat tarafından yapılan karaciğer nakli ile yeni bir hayata merhaba dedi.

Operasyon sonrası sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Abdülkadir Şen, hastalık sürecini şu sözlerle anlattı:

“Bitkisel karışımlar hastalığımın tedavisi için zaman kaybına neden oldu”

“Emekli olduktan sonra Adapazarı’nda kurduğum çiftlikte hayvancılıkla uğraşmaya başladım. O seneye kadar hiçbir sağlık problemim yoktu hatta 10 yıldır her sene kan bağışında bulunuyordum. O sene kan veremeyeceğimi çünkü hepatit B hastası olduğumu öğrendim. Ailem ve ben bu duruma çok şaşırmıştık. Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine küçükbaş hayvanların ciğerinde bulunan ve “arıza” denen bir parçayı limonla tüketmekten tutun pek çok bitkisel karışımdan bile medet umar olmuştum. Bu durumun ne kadar yanlış olduğunu 2011’in Nisan ayında anladım. Ağzımdan ve burnumdan kan gelmesi üzerine, mide kanaması geçirdiğimi sanıp hastaneye başvurdum. Yapılan tetkikler sonucunda, karaciğer yetmezliğinin son evresine ulaştığım söylendi. Yıllarca kullandığım bitkiler benim için sadece zaman kaybı olmuştu. Ancak Prof. Dr. Yalçın Polat’ın gerçekleştirdiği karaciğer nakli sayesinde sağlığıma kavuştum. Kızım bir an bile düşünmeden bana karaciğerinin bir kısmını bağışladı. Organ bağışı konusunda da Adapazarı’nda çalışmalar yapmayı düşünüyorum. Kendi yaptığım yanlışlığı herkese anlatıp onlara örnek olarak ilk adımı atıyorum.

“Babama uygun karaciğerin bende olduğunu bunu hissettim”

Karaciğer nakli için babasına verici olan 37 yaşındaki Aliye Şen babasının sağlığına kavuşmasından dolayı yaşadığı mutluluğu şu sözlerle ifade etti: “Babamın hastalığının tek tedavisinin nakil olduğunu öğrenince doğru hekimi bulmak için araştırmaya başladım. Kendi karaciğerimin uyacağına nerdeyse yüzde yüz emindim. Aslında 3 kardeş verici olduk ve babam verici olmamızı başta istemedi. Hastalık süresince onu yataklarda görmek bana çok zor geliyordu. Babamın 1 sene bile olsa daha fazla yaşaması için elimden geleni yapardım ve şu an sağlığına kavuştuğu için çok mutluyum. Dünyaya gelmemi sağlayan babama emanetini geri verdim gibi hissediyorum. Zaten onun bir parçasıydım şimdi tam anlamıyla bir parçası oldum.

Canlıdan canlıya karaciğer naklini başarılı bir şekilde gerçekleştiren Prof. Dr. Yalçın Polat operasyon ve bilinçsiz ilaç ve besin tüketimi konusunda bilgi verdi:

“Operasyonda hiç kan kullanmadık”

“Abdülkadir Şen, bize başvurduğunda son 3 yılında karaciğer yetmezliğine girmiş hata son evresine ulaşmış durumdaydı. Buna bağlı olarak sindirim sistemi kanamaları da olmuştu. Bu kanamalar son derece önemlidir; çünkü hastayı ölüme kadar götürebilmektedir. Eğer hasta bu evrede ise kesinlikle tek tedavisi nakildir. Abdülkadir Bey’in ameliyatında hiç kan kullanmadan nakli başarılı bir şekilde sağladık. Abdülkadir Bey’in en önemli hatası maalesef doktor muayenelerine gitmek yerine çevresinden duyduğu bitki tarzı ilaçlarda şifa aramaktı. Bitki kürleri gibi şeyler kişiler için oyalayıcı olmaktan başka bir şey sağlamaz. Bu da Abdülkadir Bey’in tedavisi sadece zaman kaybına sebep olmuştur.

“Bilinçsiz ilaç ve gıda tüketimi karaciğere zarar verir”

Vücudun ana fabrikası olan karaciğerde tüketilen tüm besinler metabolize olur. Bu da tabi karaciğeri yorar. Bunun için kullanılan ilaçlara, gıdalara dikkat edilmelidir. Doktor kontrolleri dışında keyfi ilaç kullanılmamalıdır. Yüksek enerjili, boyalı gıdalar karaciğer yoran baş ürünlerdir.

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.