ÜNLÜ İSİMLER ORGAN BAĞIŞI İÇİN HAYATA YELKEN AÇTI

Organ bağışı konusunda toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen “Hayata Yelken Aç” projesinin ilk yarışı 18 Nisan’da gerçekleştirildi.

Sinema, tiyatro ve televizyon dünyasından çok sayıda ünlü ismin katıldığı “Hayata Yelken Aç Yelken Yarışı”, organ bağışı bekleyen binlerce insana umut olmak için hayata geçirildi.

Türkiye’de bir ilk

Organ bağışı konusunda toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği tarafından, Fenerbahçe Spor Kulübü Yelken Şubesi desteğiyle gerçekleştirilen “Hayata Yelken Aç Yelken Yarışı” ile yelkenler bu kez hayat vermek için açıldı. Türkiye için bir ilk olma özelliği taşıyan proje, organ bağışı bekleyen binlerce insana umut olmayı amaçlıyor.

Rotamız yeni bir hayat

Kalamış Fenerbahçe Marina’dan başlayan yarış, Moda Deniz Kulübü’nde düzenlenen kupa töreninin ardından Gripin konseri ile sona erdi. Organizasyonu Prestige Premium Brands ile Piangel tarafından yapılan ve Memorial Sağlık Grubu, Türkiye Yelken Federasyonu (TYF), Fenerbahçe Spor Kulübü ve Setur Marinas’ın katkıları gerçekleşen “Hayata Yelken Aç” her yıl organ nakli bekleyenlerin sesi olacak. 

Ünlülerden tam destek

Organ bağışı konusunda toplumsal farkındalık yaratmayı amaçlayan “Hayata Yelken Aç Yelken Yarışı” sanat, müzik ve spor dünyasından birçok ünlüyü bir araya getirdi. Zeynep Beşerler, Gamze Özçelik, Şevket Çoruh, Bülent Şakrak, Özgür Ozan, Hande Kazanova, Özge Özberk, Cansel Erçin, Emre Kızılırmak, Edhem Dirvana, Oylum Talu, Gripin Müzik Gurubu ve Tugay Kerimoğlu organizasyona tam destek vererek organ bağışında bulundu.

Organ bağışı, yapılabilecek en kutsal görev

Organ Nakilleri Bilinçlendirme ve Geliştirme Derneği Başkanı ve Memorial Ataşehir Hastanesi Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yalçın Polat, Hayata Yelken Aç Projesi’nin organ bağışına dikkat çekmek konusunda önemli bir sosyal sorumluluk olduğunun altını çizerek organ nakli ve organ bağışı hakkında bilgi verdi:

Organ bağışı ile birçok insanın hayatının kurtulabileceğinin unutulmaması gerekir. Organ bağışı, insanların hayatındayken yapabileceği en kutsal görevdir.  Toplumun nakil konusunda bilinçlenmesi ve bağışların artmasıyla, sağlıklı bir hayata merhaba diyen kişilerin sayısı artabilecektir. Organ bağışını artırmak için toplumdaki her bireye görevler düşmektedir. Organ bağışını her zaman gündemde tutmamız gerekir. Bu amaçla yaptığımız ve yapacağımız tüm sosyal sorumluluk projeleri, eğitimler, seminerler ile toplumun organ bağışına bakış açısını iyileştirmemiz, bu konuyu sürekli konuşur, tartışır hale getirmemiz gerekiyor.

Organ bağışını artırmak için çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek

Avrupa ülkelerinde organ nakillerinin yüzde 80’i kadavra, yüzde 20’si canlı kaynaklıyken; Türkiye'de organ nakillerinin yüzde 75‘i canlı, yüzde 25’si kadavra kaynaklıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalar ile ülkemizde organ bağışı sayısı artış gösterse de halen istenilen düzeyde olmadığını gösteriyor. Binlerce insan yeni bir hayat için organ bekliyor.

“Hayata Yelken Aç” projemizle Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdik ve organ bekleyen hastalar için çalışmalarımız devam edecek.

Fotoğraf Galerisi

 
ORGAN NAKLİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

  • Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya yapılır
  • Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir
  • Karaciğer naklinde canlı verici olamaz; çünkü tümü alınır
  • Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleşemez
  • Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır
  • Böbreğimin tekini verirsem ben yarım insan olurum
  • Sadece 1. derece akrabalar organ bağışı yapabilir
  • Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir
  • Yaşlıyım benim organlarım işe yaramaz
  • Kronik böbrek yetmezliği olan her hastaya böbrek nakli olur
  • Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verir
  • Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır
  • Aynı yaş grupları arasında organ nakli gerçekleşebilir
Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılmaktadır. Karaciğer ve böbrek nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.
Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Bitkisel hayat ile beyin ölümü arasındaki farkı ayırmak gerekir. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen kaybolması gerekir. Kısacası beyin ölümü gerçekleşmiş olmalıdır. Bitkisel hayatta ise beynin bazı fonksiyonları devam ettiğinden yaşıyor sayılır ve organları alınamaz.
Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir. Donör olan kişilerde karaciğer, 6 ya da 8 hafta gibi bir süre içerisinde eski boyutuna ulaşmaktadır. Aynı şekilde nakledilen karaciğer de 2 hafta gibi süre içerisinde kendisini büyüterek eski boyutuna ulaşmaktadır.
Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir. Alıcının özellikle böbrek nakli açısından diyalize giremeyecek duruma gelmiş olması, Acil Fon’dan uygun kan gruplu organ bulunamadığı durumlarda kan grubu uyumsuz nakiller yapılabilmektedir.
Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin Laporoskopik donör ameliyatları (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.
Organ naklini her hastane ve her cerrah yapamaz. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması, organ nakli merkezinin sorumlusu olacak kişinin o konuda yeterli olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Bilim Kurulları hastane, merkez sorumlusu ve ekibini bu çerçevede denetimden geçirir ve onay alındıktan sonra nakiller yapılmaya başlanmaktadır.
Yaşa bağlı olarak organın sağlam olup olmadığı belirlenemez. Beyin ölümü olan kişinin organ fonksiyonları değerlendirilir daha sonra risk faktörlerine bağlı olarak organlar kullanılabilir.
Böbrek ve diğer nakillerde canlı verici olanlar çok detaylı araştırmalara tabi tutulur. Donör olan kişinin tüm hayati fonksiyonlarının sağlam olması gerekir. Kişiye ek bir risk getirmeyeceğine emin olduktan sonra nakil yapılır. Organ nakli yapılmadan önce her 2 böbreğin de sağlıklı olduğunun ve geriye kalan tek böbreğin canlı vericiye yeteceğinin tespiti ile nakil gerçekleştirilir. Bu durumda canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.
Organ bağışı yapan 1. derece yakınlar organın kime verileceğine dair bir karar yetkisine sahip değildir hatta kime verileceğini de bilmezler. Bağışlanan organın kime verileceğini Sağlık Bakanlığına bağlı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Merkezi puanlama sistemiyle adil bir şekilde belirler.
Kadavradan alınan organ nakillerinde de yapılan ameliyat tamamen teknik bir ameliyattır. Sadece ince bir ameliyat izi görülür. Bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.
Bebeğe nakledilecek bir organın yine bebekten alınması gibi bir kural yoktur. Uygun boyutta bir organ olması durumunda bir yetişkinin organı bebeğe nakledilebilir. Örneğin; anneler çocukları için verici olabilir.